Başparmak Rekonstrüksüyonu
Yazar: Prof. Dr. Kutlu Sevin
GİRİŞ
Başparmak, el parmakları arasında işlev yönünden en önemli parmaktır.
Başparmak el fonksiyonlarının % 40'ını sağlar.
BAŞPARMAK ANATOMİSİ
Başparmak kemik iskeleti:
1. Metakarpal kemik: Diğer parmaklardan farklı olarak birinci metakarpal
kemiğin epifiz çizgisi tıpkı falankslarınki gibi proksimaldedir.
2. Falankslar: Diğer parmaklardan farklı olarak başparmakda 2 adet falanks
bulunur.
3. Sesamoid kemikler: Radiyal ve ulnar metakarpofalangial olmak üzere 2
adet sesamoid kemik vardır.
Başparmak eklemleri:
1. Bazal karpometakarpal eklem: Başparmağı başparmak yapan bu eklemdir!
Trapezium ve birinci metakarpal kemik arasında kurulmuş olan bu eklem, diğer
parmakların karpometakarpal eklemleri “plana tip” eklem iken; sellar tiptir.
Transvers ve sagittal olmak üzere iki eksenlidir. Bu eklem sayesinde fleksiyon-ekstansiyon,
abdüksiyon-addüksiyon ve oppozisyon-repozisyon haraketleri yapılabilir.
2. Metakarpofalangial eklem: Eklem yüzünün şekline göre sferoid, haraket
bakımından ise elipsoid tiptir. Metakarpofalangial kollateral ligamanlar
ile desteklenir.
3. İnterfalangial eklemler: Ginglimus tipidir. Kollateral ligamanlar tarafından
desteklenir.
Başparmak kasları: Başparmak ile ilişkili dokuz kas mevcuttur:
1. Abdüktör pollicis brevis: Trapezium ve scaphoid kemiğin ön yüzünden başlar,
birinci falanks tabanına yapışr. Başparmağa abdüksiyon yaptırır.
2. Abdüktör pollicis longus: Posterior interosseos membran ve ulnadan başlar,
birinci metakarpalin tabanına yapışır. Başparmak ve bileğe abdüksiyon yaptırır,
başparmağa ekstansiyon yaptırır.
3. Addüktör pollicis: Oblik baş ikinci ve üçüncü metakarpal kemikten, transvers
baş ise üçüncü metakarpal kemikten başlar, proksimal falanksın tabanına
yapışır. Başparmağa addüksiyon yaptırır.
4. Ekstansör pollicis brevis: Radius posterior yüzünden başlar, başparmak
proksimal falans tabanına yapışır. Metakarpofalangial eklemde ekstansiyon
yaptırır.
5. Ekstansör pollicis longus: Ulna posterior yüzünden başlar, Başparmak
distal falanks tabanına yapışır. Başparmak distal falanksına ekstansiyon
yaptırır.
6. Birinci dorsal interosseöz: Başparmak metakarpının medial kısmından başlar,
ikinci parmak proksimal falaksına yapışır. İşaret parmağına abdüksiyon yaptırır.
7. Fleksör pollicis brevis: Fleksör retinakulumdan başlar, başparmak proksimal
falanks tabanına yapışır. Metakarpofalangial eklemde fleksiyon yaptırır.
8. Fleksör pollicis longus: Radius ön yüzünden başlar, başparmak distal
falanksına yapışır. Başparmak distal falanksına fleksiyon yaptırır.
9. Oppones pollicis: Fleksör retinakulumdan başlar, birinci metakarpal kemiğe
yapışır. Başparmağı mediale ve avuç içine doğru haraket ettirir.
Başparmağın inervasyonu: Abdüktör pollicis brevis, fleksör
pollicis brevis ve opponens pollicis kasları median sinir; fleksör pollicis
longus kası median sinirin anterior interosseöz dalı; abdüktör pollicis
longus, ekstansör pollicis longus, ekstansör pollicis brevis kasları radial
sinirin derin dalı ve addüktör pollicis ve birinci dorsal interoseöz kaslar
ise ulnar sinirin derin dalı tarafından inerve edilir. Kısaca, başparmakta
fleksiyon, abdüksiyon ve oppozisyon hareketini sağlayan kaslar median sinir,
ekstansiyonu gerçekleştirenler radiyal sinir ve addüksiyonu sağlayan ise
ulnar sinir tarafından kontrol edilir. Başparmak dorsum ve lateral kısmının
duyusal inervasyonu radial sinirin yüzeyel dalı ile olurken, palmar kısmın
duyusal inervasyonunu median sinirin palmar kutanöz dalı ile olur. Ulnar
ve radial dijital sinirler C6 kökünden çıkarlar.
Başparmağın kanlanması: Avuç içine girer girmez radial
arterin verdiği iki daldan biri olan arteria princeps pollicis ikiye ayrılarak
başparmağın lateral ve medial kısımlarını besler.
TARİHÇE
19. yüzyılın sonlarında, 20. yüzyılın başlarında başparmak rekonstrüksiyonu
için iki farklı görüş ortaya çıktı. Bunlardan birincisi olan lokal başparmak
falangizasyonunu Huguier tanıttı. Nicoladoni ise 1897 yılında mikrovasküler
anastamozlar olmadan pediküllü ve iki aşamalı ayak başparmağı transfer yöntemini
kullandı. Aşırı hasta motivasyonu ve koorperasyonu gerektiren ve fonksiyonel
sonuçları da sınırlı olan bu yöntem diğer çalışmalar için bir kilometre
taşı oldu.
Guermonperez’in deneysel çalışmalarından yola çıkan Luksch 1903 yılında
karşı işaret parmağını pediküllü olarak aşamalı şekilde transfer etmeyi
başardı. Benzer şekilde 1918’ de Joyce karşı el yüzük parmağının transferini
gerçekleştirdi. 1931 yılında Bunnel işaret parmak kalıntısını (distal metakarp
ve proksimal falanks) başparmak bazal ekleminin rekonstrüksiyonu için kullandı.
1949’da Gosset nörovasküler pediküllü işaret parmağı transferini gerçekleştirdi.
1955 yılında Moberg başparmak rekonstrüksiyonunda ada pediküllü nörovasküler
flep kullanımını tanımladı.
1960-70’li yıllardaki mikrocerrahi alanındaki gelişmeler tek aşamalı ayak
parmak transferini mümkün kıldı; Yang 1966’da ikinci ayak parmağının, 1968’de
de Cobbett birinci ayak parmağının başparmağa transferini gerçekleştirdiler.
1978 yılında Morrison “Wrap-Around Flap” yöntemini tanıttı. 1979 yılında
Buncke ve Rose nörosensorial serbest pulpa fleplerini başparmak rekonstrüksiyonunda
kullandılar.
BAŞPARMAK REKONSTRÜKSİYONUNUN TEMEL PRENSİPLERİ
Başparmak hemen hemen her el manevrasında kullanılır ve böylece elin fonksiyonunda
anahtar rol oynar. Cerrahlar çok uzun süre kullanılabilir başparmak rekonstrüksiyonu
için zorlanmışlardır. Yıllar süren çalışmalar ve operatif prosedürlerde
görülen hatalar sonucunda iş görebilir, kullanışlı bir başparmağın sahip
olması gereken özellikler ortaya konulabilmiştir:
a) Yeterli duyu (sensation)
b) Diğer parmaklarla oppozisyon yapabilecek yeterli uzunluk
c) Hareketli parçalarda şıkıştırmaya izin verecek yeterli stabilite
d) Ağrısızlık
Rekonstrükte edilen parmağın hasta tarafından kullanılabilmesi için yeterli
duyu ana rol oynar. Hastanın rekonstrükte edilmiş başparmağını efektif olarak
kullanabilmesi için yeni başparmağın dayanıklı ve ağrısız bir deri kaplaması
olmalıdır. Ayrıca başparmağın duyusu normale yakın en azından koruyucu olmalıdır.
Başparmak fonksiyonları için ne kadar mutlak uzunluk gerektiği konusunda,
duyarlılık konusunda olduğu gibi, kesin bir yargı yoktur. En çok kabul edilen
görüş başparmağın kalan uzunluğunun normal proksimal falanks boyunun en
az yarısı kadar olmasıdır. Eğer bu uzunlukta başparmak varsa rekonstrüktif
prosedürler genellikle endike değildir. Kayıp proksimal falanks tabanında
veya metakarpofalangial eklemdeyse sıkıştırma ve kavrama aktiviteleri gerçekleştirilemeyebilir;
bu da rekonstrüktif girişimler için bir endikasyon oluşturur.
Başparmağın el ayasına yaklaşması ve kalan parmaklarla oppozisyon yapabilmesi
için mobil karpometakarpal eklem gereklidir. Eğer amputasyonda bu eklemin
kaybı da söz konusu ise rekonstrükte parmak sadece yer kaplayan bir yapıdan
öteye gidemeyecektir. Sadece bu şekilde rekonstrüksiyon planlanıyorsa, diğer
parmaklarla buluşma sağlanarak minimal de olsa fonksiyonel kazanç elde etmek
için kemik yapılar tam abdüksiyon ve oppozisyonda sabitlenmelidir.
Başparmak yaralanmalarının tedavisinde mikrocerrahi bir devrim yaratmıştır.
Ampute bir parçanın en iyi rekonstrüksiyonu normale yakın yerine iadesidir.
Günümüzde çoğu ampute başparmak uygun sütürler, cerrahi aletler ve büyültme
kullanılarak mikrocerrahi teknikle ile replante edilebilmektedir. Dijital
sinirlerin replantasyonu duyarlılığın mükemmele yakın düzeyde geri dönüşünü
sağlamakta, normale yakın uzunlukta ve hareketlerde ağrısız bir başparmak
elde edilebilmektedir. Buna ek olarak bu tek seanslı cerrahi yöntem el fonksiyonlarında
daha çabuk iyileşme ve diğer rekonstrüktif prosedürlerin çoğuna göre daha
iyi kozmetik görünüm sağlamaktadır. Ancak bazı amputasyonlarda ve yaralanmalarda
tüm replantasyon tekniklerine rağmen replantasyon mümkün olamamakta veya
normal fonksiyon ve görünüm sağlanamamaktadır. Böyle durumlarda başparmak
rekonstrüksiyon yöntemlerine başvurulabilir.
ENDİKASYONLAR, KONTRAENDİKASYONLAR
Başparmak fonksiyonunun kaybı tüm ekstremite fonksiyonlarını ciddi şekilde
bozar ve defektif bir başparmak rekonstrüksiyon için çok önemli bir endikasyondur.
Bunun yanında, bazı hastalar başparmak amputasyonlarına çok iyi uyum sağlar
ve rekonstrüktif cerrahi olmadan da oldukça iyi fonksiyon görebilirler;
bu yüzden rekonstüksiyon ancak seçilmiş vakalar için endikedir. Cerraha
düşen, amputasyon sonrası hastanın fonksiyonel kaybının çok iyi değerlendirilmesidir.
Kompleks rekonstrüksiyon metodlarını kullanmak için ortada ciddi fonksiyon
kaybı olmalıdır. Elektif başparmak rekonstrüksiyonu için güçlü kontraendikasyonlar
ise, eşlik eden vasküler hastalık, metastatik hastalığın mevcudiyeti gibi
kısa yaşam beklentisi olan durumlar, kronik ağrı sendromu, ekstremitenin
kullanılamaması, onarılamaz duyusal kayıp ve gerçekçi olmayan hasta beklentilerini
içerir.
CERRAHİ ÖNCESİ DEĞERLENDİRME
Başparmağın anahtar fonksiyonları elin geri kalanıyla ilişkili olduğundan
dolayı, başparmak rekonstrüksiyonunda tüm elin fonksiyonel kazancı göz önünde
bulundurulmalı ve cerrahi öncesi değerlendirmede şu altı sorunun yanıtları
aranmalıdır:
1. Bazal eklemin durumu nedir? Mümküse başparmak eklemi klinik ve radyolojik
olarak incelenmelidir. Hasarlı, hareketsiz veya ağrılı bir bazal eklem yeni
başparmak için kötü bir temeldir; fakat rekonstrüksiyon öncesi artroplasti
ile bu durumun düzeltilmesi mümkün olabilir.
2. Birinci “web-space”de kontraktür veya deri defekti mevcut mu? “Web-space”deki
kontraktür, deri kaybına, skar kontraktürlerine, abdüktör kas hasarı veya
paralizisine, bazal eklem patolojilerine, addüktör/fleksör kas kontraktürlerine
veya bunların kombinasyonlarına bağlı olabilir. Cerrahi öncesi bu patolojilerin
ortadan kaldırılması ve kontraktürlerin giderilmesi rekonstrüksiyonların
başarısını arttıracaktır.
3. Diğer parmaklarda sorun var mı? Bu sorunun yanıtı iki nedenle önemlidir.
Birincisi başparmağın optimum uzunluk, mobilite ve pozisyonu diğer parmaklara
göre değerlendirilir. Hareketsiz, kısa ve duyarsız parmaklarla, rekonstrükte
edilmiş başparmak yararlı bir temas sağlayamayabilir. İkinci olarak hasarlı
ve kullanışsız olarak düşünülen bir parmak, başparmak rekonstrüksiyonunda
pollisizasyon veya “on-top-plasty” amacıyla kullanılabilir.
4. Hasta uygun olmayan bir davranış paterni geliştirmiş mi? Eğer hasta hasarlı
elinin kalan kısmını hiç kullanmıyorsa başparmak rekonstrüksiyonu için gösterilecek
aşırı çaba bir kazanç sağlamayacaktır. Bu durum özellikle uzun süreli ve
kronik ağrı senromu ile komplike olmuş vakalarda görülür.
5. Hastanın yakınmaları, mevcut defekt ile ilişkili mi? Başparmak amputasyonu
olan hastalarda başparmağın kullanımını kısıtlayan ve amputasyonun yanında
gözardı edilmiş olan başka bozukluklar da mevcut olabilir ve eşlik eden
bu bozukluklar rekonstrüksiyonun başarısını etkileyebilir. Örneğin ezici
yaralanmalar derin skarlı, geniş alanların oluşmasına yol açarak uzamış
sertliğe, ödeme ve kompresyon nöropatilerine yol açabilir.
6. Hastanın beklentileri nelerdir? Cerrah için primer rekonstrüktif hedef
fonksiyon olsa da hasta için sosyal prezentasyon ve estetik görünüm daha
ön planda olabilir. Cerrahın teknik olarak büyük başarı saydığı bir rekonstrüksiyon
hasta tarafından biçimsiz ve gülünç bir deformite olarak algılanabilir.
Hastanın diğer hastalara ait fotoğraflar hatta modellerle bilgilendirilmesi
oldukça yararlı olacaktır. Eğer hastada rekonstrüksiyon sonrası oluşacak
görünüm büyük hayal kırıklığı yaratacaksa protezler teknik olarak uygulanabilirlerse
en iyi seçenek olacaktır.
BAŞPARMAK DEFEKTLERİNİN SINIFLANDIRILMASI
Başparmak defektleri kısmi kayıplar ve amputasyonlar şeklinde ele alınır.
Kısmi kayıplar, yumuşak doku kaplamasının kaybını ve/veya nörovasküler yapıların,
tendonların ve kemik komponentlerin segmental kayıplarını içerir. Amputasyonlar
ise öncelikle parsiyel ve tam amputasyon olmak üzere ikiye ayrılır. Parsiyel
amputasyonlar metakarpofalangial eklemin distalinden olan kayıpları içerirler.
Tam amputasyonlar ise distal subtotal, proksimal subtotal ve total olmak
üzere üçe ayrılır. Distal subtotal amputasyonda metakarpal kemiğin büyük
kısmı korunmuştur. Proksimal subtotal amputasyonda metakarpal kemiğin büyük
bölümünde ve tenar kaslarda kayıp vardır ancak bazal eklem korunmuştur.
Bazal eklemi de içeren amputasyonlar ise total amputasyonlar olarak adlandırılır.
Mevcut defekti ve yapılacak rekonstrüksiyonu, zamanlamasına göre sınıflandırmak
da mümkündür: Rekonstrüksiyon acil olabilir, akut olabilir, subakut olabilir
veya elektif olarak yapılabilir. Acil rekonstrüksiyonda mümkünse replantasyon
yapılır; akut rekonstrüksiyonda taze açık yara, subakut rekonstrüksiyonda
iyileşmemiş yara ve elektif rekonstrüksiyonda iyileşmiş yara mevcuttur.
Rekonstrüksiyonun zamanlaması önemlidir çünkü flebi tehdit eden veya septik
komplikasyonlar cerrahi, subakut iyileşme döneminde yapıldığında en fazladır.
Kısmi Kayıplar
İzole yumuşak doku kayıpları diğer parmaklarda olduğu gibi defekte uygun
deri greftleri ve flepler ile onarılır.
Yumuşak doku ve kemik elemanların birlikte kaybı acil kemik stabilizasyonuyla
birlikte yumuşak doku kaplaması ve olası kemik greftlemesini gerektirir.
Başparmağın efektif kullanımında duyu algısı anahtar rolü oynadığı için
dış dünya ile temas sağlayan alanların kaplanmasında duysal (inerve) flepler
en tercih edilen seçenektir. Özellikle hasta genç, defekt küçük ve alıcı
yatak rölatif olarak skarsızsa duysal olmayan flepler de en azından koruyucu
ve yararlı duyu sağlayabilirler.
Kullanılabilecek duysal flepler şunlardır:
Moberg palmar ilerlerme flebi
İşaret parmağından birinci dorsal metakarpal flep
Nörovasküler duysal ada flep
Serbest ayak parmağı pulpası flepleri
Alternatif olaraksa şu lokal flepler kullanılabilir:
V-Y ilerletmeler
Dorsal transpozisyon
Volar “cross-finger”
Kullanılacak flebin seçiminde defektin boyutu, yerleşimi ve doğrultusu,
donör alanların durumu ile cerrahın tecrübesi önemlidir
“Degloving” tarzı yaralanmalarda veya çepeçevre yumuşak doku kayıplarının
tedavisindeki bazı özel tuzak noktalar önem arzeder. Eğer interfalangial
eklemin distalinde kemik korunmuş fakat yumuşak doku kaybı proksimal falanksın
tabanından da daha proksimale uzanıyorsa distal falanks ve interfalangial
eklem genellikle devaskülarizedir ve fleple kaplamaya rağmen kurtarılamaz.
Yara kapatılırken primer interfalangial dezartikülasyon planlanmalı; çıplak
proksimal interfalangial eklem tüp veya kapalı fleple kaplanmalı, bir cebe
gömülmemelidir. Bir diğer önemli nokta da kullanılacak flebin kalınlığı
ile ilgilidir. Flebin ince planlandığı flep şablonu, hatalara neden olabilir,
flep kendi kalınlığına ve şişmeye izin verecek kadar geniş olmalıdır.
Metakarpofalangial Eklemin Distalindeki Amputasyonlar
Metakarpofalangial eklemin distalinden olan amputasyonlarda fonksiyonel
proksimal falanks parçası varsa primer rekonstrüktif amaçlar; yeterli uzunluk,
“web-space” ve stabilitenin sağlanmasıdır. Bu tür amputasyonların rekonstrüksiyonu
için lokal fleplerle birlikte kemik grefti, osteoplastik rekonstrüksiyon,
falangizasyon, distraksiyon ile uzatma, hasarlı bir parmağın başparmağa
pediküllü olarak nakli ve ayak parmaklarından başparmağa transfer yöntemleri
kullanılabilir.
Metakarpofalangial Eklemin Proksimalindeki Amputasyonlar
Amputasyon hattı metakarpofalangial eklemde veya daha proksimalinde ise
“web-space” derisinin distalinde başparmak hattı projekte olmaz. Fonksiyonel
olarak bu tam başparmak amputasyonudur, ancak pivot nokta olarak sağlam
bir bazal eklemi kullanan yeterli metakarpal uzunluk ve bunu kontrol eden
tenar kaslar mevcutsa fonksiyonel rekonstrüksiyon için potansiyel mevcuttur.
Osteoplastik rekonstrüksiyon, pediküllü parmak artığı transferi, pollisizasyon
ve serbest ayakparmağı transferi rekonstrüksiyon için kullanılabilir.
Proksimal metakarpal amputasyonda bazal eklem sağlam olsa da hiç intrensek
kas yoktur. Bu durumda veya bazal eklemi de içeren amputasyonlarda rekonstrüksiyon
için iki seçenek vardır: Eğer diğer parmaklar iyi fonksiyon görüyorlarsa
bunlarla oppozisyonu sağlayabilmek için sağlam, statik bir postür sağlanabilir
veya tam parmak pollisizasyonu yapılabilir.
REKONSTRÜKSİYON YÖNTEMLERİ
Deri Greftleri
Serbest deri greftlerinin kullanımı fonksiyonel ve estetik rekonstrüksiyon
sağlayabilir. Rekonstrüksiyon için kullanılacak deri greftleri en iyi doku
uyumunu sağlamak amacıyla ya hipotenar bölgeden ya da ayağın yük taşımayan
bir bölgesinden alınmalıdır. Donör saha morbiditesini azaltmak için de kısmi
kalınlıktaki deri grefti hipotenar bölgenin primer kontakt yüzeyinden uzak
bir alandan alınmalıdır. Deri greftlerinin reinervasyonuna ait yayınlar
vardır ancak, geç döneme ait çelişkili sonuçlar bildirilmektedir. Sıklıkla
anestezi veya hipoestezi, soğuğa intolerans, sertleşme, çatlama ve hassasiyet
gibi yakınmalar ortaya çıkabilmektedir. Bazı çalışmalarda sekonder iyileşmenin
deri greftleri ile tedaviye göre daha tatminkar sonuçlar verdiği bulunmuştur.
V-Y İlerletmeler
Ufak amputasyonlar, özellikle de dorsal kayıp volar kayıptan daha fazla
ise lokal V-Y ilerletme flepleri ile başarılı bir şekilde onarılabilir.
Bu flepler başparmak rekonstrüksiyonu için kullanılabilecekleri gibi diğer
parmaklar için de uygundurlar.Flep tek bir palmar ünite içerebileceği gibi,
onarım Kutler’in tarif ettiği şekilde iki taraflı lateral flepler ile de
yapılabilir. Her iki yöntemde de flepler çok özenli diseksiyon gerektiren
minyatür aksiyal paternli fleplerdir. İlerletmeyi sağlamak üzere vertikal
fibröz septalar flepleri devaskülarize etmeyecek şekilde itinayla mobilize
edilmelidir.
Kutler’in 1944 yılında tanımladığı V-Y ilerletme flebinde parmağın ulnar
ve radiyal lateral kenarlarında V şeklinde üçgen biçimli flepler kaldırılır
ve açıktaki kemiği kapatmak üzere distal ve mediyal yönde ilerletme sağlanır.
Derin fibröz septalar mobilize edilerek 6-10 mm’lik ilerletme olasıdır.
Atasoy’un 1970’de tanımladığı teknik palmar derinin ampute yeri kapatmak
için tabanı amputasyon yara kenarı ve apeksi interfalangial eklem olan üçgen
bir flebin derin dermise kadar yapılan insizyonlarla kaldırılması ve distal,
dorsal yönde ilerletilmesi prensibine dayanır.
V-Y ilerletme flepleriyle rekonstrüksiyonda şu sorunlar oluşabilir: Vaskülarizasyonda
yetersizlik, duyunun istenilen düzeyde korunamaması ve sinir dallarının
aşırı traksiyonu nedeniyle oluşan duysal bozukluklar. Bu komplikasyonlar
daha sıklıkla palmar doku kayıplarının dorsal doku kayıplarından daha fazla
olduğu durumlar için kullanıldıklarında görülür. Ayrıca büyük boyutlarda
kemiğin açıkta olduğu ve tırnak yatağı matriksini de içeren major parmak
defektleri V-Y fleplerle kapama için çok büyük defektlerdir.
İşaret Parmağı Dorsal “Cross-Finger” Flebi
Distal başparmak amputasyonu, işaret parmağından dorsal “cross-finger” flep
ile kapatılabilir. Gerekli doku miktarını saptayabilmek için başparmak güdüğü
işaret parmağının proksimal falanks radiyal yüzü ile karşılaştırılmalıdır.
Donör işaret parmağı üzerinde hesaplanandan %20 daha büyük bir alan işaretlenir
ve proksimal falanks dorsumu üzerinde longitudinal bir insizyon yapılır;
proksimal falanksın radiyal volar yüzünde yapılan iki paralel transvers
insizyonla flep kaldırılır.
Diseksiyon sırasında ekstansör tendonların zedelenmemesi için özen gösterilmelidir.
Subkutan doku ve dorsal venler diseke edilir ve flep tarafında bırakılır.
Bilek fleksör bölgesinden veya kasıktan alınan deri grefti ile donör saha
kapatılır. Başparmak defektine adapte edilen flep 14-21 gün sonra ayrılır.
Bu flebin Gaul tarafından tanımlanan modifikasyonunda duyuyu koruyabilmek
için yüzeyel radial sinirin dorsal dalı fleple birlikte transfer edilmektedir.
Palmar İlerletme Flebi
İnterfalangial eklemin distalindeki başparmak yumuşak doku defektlerinin
rekonstrüksiyonu için Moberg tarafından tanımlanmış olan palmar nörovasküler
ilerletme flebi sık kullanılan bir seçenektir. Parmak ucundan proksimal
krize doğru radiyal ve ulnar midlateral insizyonlar yapılır. Dikkatli diseksiyonla
her iki nörovasküler demet de flep içerisinde bırakılır. Fleksör pollicis
longus kasının tendon kılıfını zedelememeye dikkat edilmelidir. Flep adaptasyonu
için metakarpofalangial ve interfalangial eklemde fleksiyon yaptırılmalı
ve üç hafta süreyle atelde tutulmalıdır.
Atellenme sonrası görülen fleksiyon kontraktürleri çoğu vakada kendiliğinden
açılır ancak bazen interfalangial eklemdeki kontraktür inatçı olabilir.
Bu flebin kullanımında kontraktürler dışında flep nekrozu ve nöropraksiler
de potansiyel komplikasyonlar arasında yer alır. Bu nedenle tüm homodijital
ilerletme fleplerinde olduğu gibi burada da aşırı ilerletmeden kaçınmak
gerekir.
Nörovasküler Ada Flep
Başparmak amputasyonu, volar çalışma yüzünün büyük bölümünü içeriyor ve
çok az dorsal hasar var ise yüzük veya orta parmağın mediyal yüzünden hazırlanan
intakt nörovasküler pediküllü ada flepler rekonstrüksiyon amaçlı kullanılabilir.
Öncelikle gerekli dokunun şablonu çıkartılır ve donör parmağın ulnar sınırına
yerleştirilerek işaretleme yapılır. Kontraktürleri önleyebilmek için düz
hat halinde olan insizyonlardan kaçınılmalıdır. Donör parmak üzerinde distalden
proksimale doğru yapılan dikkatli diseksiyon ile flep eleve edilir; subkutan
dokunun ve tüm nörovasküler demetin flepte kalması için büyük çaba sarfedilmelidir.
Avuç içinde yapılacak insizyon sayesinde nörovasküler demetin ve “vena commitantes”in
proksimal diseksiyonu sağlanır. Diseksiyonun sınırı ortak dijital arterin
komşu parmaklara giden dijital arterlere bifurkasyosudur. Deri flebi eleve
edilip yeterli nörovasküler pedikül sağlandıktan sonra başparmak tabanına
doğru yapılacak tansvers insizyon flebin gerginlik olmadan adaptasyonunu
mümkün kılacaktır. Donör saha defekti bilek veya kasıktan alınan tam kat
deri grefti ile örtülür.
Nörovasküler pediküllü flepler iyi yumuşak doku örtüsü ve duyu sağlasalar
da, uzun dönem çalışmalar hastanın başparmak üzerindeki bu bölgeyi donör
parmak olarak algılamaya devam ettiğini göstermiştir.
Volar “Cross-Finger” Flebi
Volar “cross-finger” flep daha büyük distal parmak amputasyonlarının kapatılması
için gerekli dokuyu sağlar. Flep orta parmağın orta veya proksimal falangial
seviyesinden planlanabilir; proksimal seviye daha fazla pulpa dokusu sağlar.
Bu donör sahaların yanı sıra işaret parmağının orta falangial seviyesi de
kullanılabilir.
Flep dizaynı deri gerilim çizgilerine paralel olmalıdır. Bu palmar fleplerin
vertikal ve sınırlı longitudinal vasküler kaynakları, kanlanmanın devamının
sağlanabilmesi için tabanlarında nörovasküler demetten ayrılmadan diseke
edilmelerini gerektirir. Bunu gerçekleştirebilmek için flep elevasyonu mutlaka
turnike kontrolu altında yapılmalıdır. Doku transferini tamamlamak üzere
flep kesimi yapılmadan önce flebin tabanındaki nörovasküler demet, flebin
pedikülünden dikkatlice ayrılmalıdır. Bu fleplerin donör alanları da deri
greftleri ile kapamayı gerektirir.
Osteoplastik Başparmak Rekonstrüksiyonu
Osteoplastik rekonstrüksiyon, kalan başparmağı uzatmak üzere bir kemik greftiyle
birlikte bir flebin kombinasyonunu içerir. Klasik olarak üç prosedür gerçekleştirilir:
1. Uzak tüp fleple kaplanmış iliak krest kemik grefti ile kemik uzatma sağlanır,
2. Flep pedikülü ayrılır,
3. Duyunun rekonstrüksiyonu için nörovasküler flepler kullanılır.
Bu yöntem parsiyel veya distal subtotal amputasyonların rekonstrüksiyonunda
kullanılabilir. En önemli avantajı herhangi bir parmağın sakrifiye edilme
gerekliliğinin olmamasıdır.
Aynı tarafta standart kasık flebi kaldırılıp tüp haline getirilir. Flebin
kaldırıldığı insizyon hattı kullanılarak uzatma için yeterli başparmak uzunluğunu
sağlayabilecek tek parça iliak krest kemik grefti alınır. Greft kalan başparmak
üzerine Kirschner telleri veya miniplaklar ile tuturulur. Kasık flebi greft
üzeride çepeçevre sarılarak amputasyon hattına sutüre edilir. Kasık flebi
üç hafta sonra ayrılarak yerine iade edilir. Başparmak duyusunu sağlamak
için de orta parmağın ulnar kısmından nörovasküler duysal ada flep başparmağın
tutma, sıkıştırma için kullanılan volar yüzüne transfer edilir. Sıklıkla
inceltme amaçlı ek revizyonlar gerekir. Flep için kasık flebinden başka
donör sahalar da kullanılabilir: Reverse pediküllü önkol flepleri, primer
nörovasküler ada transferi, dorsal el flepleri gibi. Bunlar dışında sarmal
ayak başparmak transferini de içeren serbest doku transferleri yapılabilir.
Bu yöntemin dezavantajları şöyle sıralanabilir: Çok basamaklı prosedürler
gerektirir. Güvenilir bir yöntemdir ancak sonuçlar kozmetik açıdan başarılı
değildir; yeni başparmak fazla şişkin ve hacimli veya çökük olabilir ayrıca
tırnak da içermeyecektir. En önemli dezavantajı normalin altındaki deri
duyusudur ve duyarlılık için ek nörovasküler flepler gereklidir.
Falangizasyon
Falangizasyon “web-space” derinliğini arttırmaya yönelik ancak sonuçları
çok başarılı olmadığı için günümüzde mevcut olan diğer rekonstrüksiyon alternatifleri
arasında pek tercih edilmeyen bir yöntemdir. Çok nadir kullanılmakla birlikte
başparmağın, proksimal falanksın tabanının korunduğu gibi, yeterince uzun
olduğu durumlarda kullanılabilir. Genellikle tek aşamalı bir operasyon olması
tek avantajıdır.
Falangizasyonda amaç birinci “web-space”i derinleştirerek başparmağa daha
uzun bir görünüm kazandırmak ve büyük objeleri tutmak için daha fazla mesafe
yaratmaktır. Bu amaçla basit Z-plasti veya daha kompleks 4 flep Z-plastiler
kullanılabilir.
Çok fazla fonksiyonel ilerleme sağlanaması ve oluşan skarların ve yarıklanmanın
çok kötü bir görünüm arzedebilmesi en önemli dezavantajlarıdır.
Metakarpal Distraksiyon Uzatma
İlk olarak Ilizarov tarafından alt ekstremiteler için tarif edilmiş olan
distraksiyon uzatma yöntemi kullanılarak osteotomi sonrası başparmak metakarpali
bir eksternal fiksatöre adapte edilmiş ilerletici cihazlar ile uzatılabilir.
Bu yöntem metakarpofalangial eklem bölgesinden olan distal subtotal amputasyonların
rekonstrüksiyonu için kullanılabilir. Skar dışında herhangi başka bir defektin
oluşmaması bu yöntemin önemli avantajıdır.
Dorsal longitudinal bir insizyonla girilerek başparmak metakarpali ortaya
konulur; metakarpalın distal ve proksimal uçlarına ikişer adet Kirschner
telleri yerleştirilir. Daha sonra bu teller distraksiyon uzatma aygıtına
bağlanır. Metakarpal kemik üzerinde çepeçevre subperiostal kortikotomi yapılır.
Bu işlemler medüller kemik hasarına yol açmamak için çok dikkatle yapılmalıdır.
Operasyon sırasında 5-6 mm’lik bir uzatma yapılabilir.
Operasyondan bir hafta sonra distraksiyona başlanabilir. Günde yaklaşık
1 milimetrelik uzatma yapılır. Uzatma işlemi nörovasküler yapılarda aşırı
bir gerilime yol açmadığından ayaktan yürütülebilir. Ancak duyu algısının
dikkatli monitörizasyonu gereklidir. Eğer uzatma sırasında parestezi gelişirse
uzatmaya bir iki gün ara verilebilir ya da gerilim hafifçe azaltılarak parestezi
önlenebilir.
Küçük çocuklarda periosttan ve medüller kemikten yeni kemik yapımı oluşan
distraksiyon boşluğunu yeterli derecede doldurur. Erişkin hastalar da ise,
istenilen distraksiyon uzatma sağlandıktan sonra tekrar operasyonla oluşan
boşluğa iliak krest kemik grefti yerleştirilir. Radyolojik olarak kemik
birleşme noktalarında tam iyileşme olduğu kanıtlanana kadar cihaz çıkartılmaz
veya Kirschner telleri ile longitudinal stabilizasyon sağlanır. İyileşme
tamamlandıktan sonra “web-space”in derinleştirilmesine yönelik girişimlerle
daha fazla uzunluk sağlanabilir ve protez kullanımı için uygun hale getirilebilir.
Metakarpal distraksiyon uzatma ile sınırlı bir uzatmanın yapılabilmesi ve
mutlak hasta koorperasyonunun gerekliliği yöntemin dezavantajlarıdır.
Pollisizasyon
Pollisizasyon bir parmağın nörovasküler pediküllü olarak, genellikle metakarpıyla
birlikte, başparmak rekonstrüksiyonu için transferi anlamına gelir. Bu yöntemin
en iyi endikasyonları proksimal subtotal veya total amputasyonlardır. Rekonstrüksiyon
için en ideal olan işaret parmağının pollisizasyonudur. Pollisizasyon bazal
eklem rekonstrüksiyonunda tek tatminkar yanıt sağlayan yöntemdir ve bu yöntemle
yapılan rekonstrüksiyon sonucunda çok iyi fizyolojik duysal restorasyon
sağlanır.
İşaret parmağı, tabanından rezeke edilir ve metakarpının büyük kısmı uzaklaştırılarak
kısaltılır ancak trapeziumun görevini üstlenecek olan metakarp başı korunur.
Parmak, fleksör ve ekstansör tendonlar üzerinde iki nörovasküler pedikül,
dorsal ven ve sinirleri içeren ada flep şeklinde diseke edilir. Daha sonra
130 derece pronasyon yaptırılır ve palmar abdüksiyonda olacak şekilde tabana
fikse edilir. Pronasyonun amacı sellar tipte olan ve rotasyon yapmasına
rağmen hiperekstensiyona direnen böylece de sıkı tutmayı gerçekleştiren
başparmak ekleminin bu özelliğini normalde 45 derece hiperekstensiyon yapan
ikinci parmak metakarpofalangial eklemine kazandırabilmek ve güçlü tutmayı
sağlamaktır. İnsizyonlar orta parmak ve yeni başparmak arasında dorsal ve
palmar deri, bir “web-space” oluşturabilecek şekilde planlanmalıdır. Ekstansör
tendonlar operasyon sırasında mutlaka kısaltılmalıdır fakat daha dolaylı
bir yol izleyen fleksör tendonların uzunluk ayarlaması sadece gereken durumlarda
sekonder olarak yapılır. Transfer edilen yapılar yeni görevler üstlenirler:Ekstansör
digitorum kommunis, abdüktör pollicis longus; ekstansör indicis, ekstansör
pollicis longus; birinci dorsal interosseöz, abdüktör pollicis brevis; birinci
palmar interosseöz, addüktör pollicis; metakarpal baş, proksimal ve orta
falankslar sırasıyla trapezium, metakarpal ve proksimal falanks kimliği
kazanırlar. Bu yöntemde farklı durumlarda kullanılabilecek çok sayıda varyasyon
yapılabilir ancak tüm bunlarda, her ne kadar erişkinlerde kortikal mislokasyon
görülse de, duyarlılık için intakt sinirlerin korunması ortak noktadır.
Pollisizasyonun en önemli dezavantajı avuç içini daraltmasıdır.
“On-Top Plasty”
“On-Top Plasty” hasarlı veya parsiyel ampute bir parmağın distal segmentinin
başparmak boyunu uzatmak üzere nörovasküler pediküllü transferidir. Eğer
tranfer edilen parmağın metakarpal kemiğine gereksinim yoksa bu metakarp
genellikle ray-amputasyon ile rezeke edilir.
Metakarpofalangial eklem bölgesindeki amputasyonlar bu yöntemin kullanımı
için endikasyon oluştururlar. “On-Top Plasty” ile hasarlı bir parmağa kullanım
değeri kazandırılmış olunur. Ancak çoğu zaman bu işlem için uygun parmak
bulunamaz ve zedelenmiş parçaların transfer ediliyor olması da komplikasyon
riskini arttırır. Bu yöntem de pollisizasyon gibi avuç içini daraltır.
Ayak Parmaklarından Başparmağa Transfer
Günümüzde ezilme veya avülzyon yaralanmalarından sonra bile ampute olmuş
bir başparmağın replantasyonu mümkündür. Replantasyon başparmağın orjinal
fonksiyonları ve orjinal görünümünü rekonstrükte etmenin en iyi yoludur
ve mümkünse her vakada denenmelidir. Replantasyonun gerçekleştirilemeyeceği
vakalarda “benzeri benzer ile onar“ prensibi başparmağa en yakın dokunun
transferini akla getirmiştir. Bu prensipten yola çıkarak 1897 yılında Nicoladoni
ayak parmağının iki aşamalı pediküllü transferini gerçekleştirmiştir. 1966
yılında Jacobsen’in 1 mm’lik damarların anastomozunu gerçekleştirmesi mikrocerrahide
bir çığır açmış; 1966 yılında Yang ikinci ayak parmağının, 1968 yılında
da Cobbett birinci ayak parmağının başparmağa transferini gerçekleştirmişler
ve 1970’lerden itibaren çok sayıda ayak parmak transferi yapılmıştır.
Başparmak rekonstrüksiyonu için ayak parmak transferi genellikle iyi kontrol
edilebilen metakarpal kemiğin mevcut olduğu fakat uzunluk gereksinimi olan
durumlarda yapılır. Tek basamaklı bir operasyon olması, iyi düzeyde duysal
iyileşmenin sağlanması ve çocuklarda kemiğin büyümeye devam etmesine izin
vermesi önemli avantajlarıdır. İkinci parmak transferleri daha çok çocuklar,
birinci parmak transferleri ise erişkinler için tercih edilseler de bu konuda
genel bir kural yoktur ve her vakaya göre ayrı karar verilir.
Operasyon öncesi el ve ayağın anjiografilerinin çektirilmesi önerilmektedir.
Defekt için gerekli kemik uzunluğu ölçülür. Ayaktan başparmağa transfer
operasyonları tek bir ekiple gerçekleştirilebilirse de operasyon süresini
kısaltmak için iki ekip tercih edilir. Öncelikle elde alıcı damarlar ekspoze
edilir; yeterlilikleri ve gerekli donör pedikül uzunluğu tespit edilir.
Alıcı damar olarak radiyal arter tercih edilir.
Distal deri eksize edilerek, amputasyon güdüğünde kalan kemik ekspoze edilir.
Radiyal ve ulnar dijital sinirler sonraki anastomoz için yeterli uzunluk
temin edebilmek için median sinire doğru diseke edilir. Anatomik enfiye
çukurunda superfisiyal radiyal sinir ile bilikte radiyal arter ekspoze edilir.
İki büyük dorsal ven çevre dokulardan anastomoz için yeterli uzunlukta olacak
şekilde serbestleştirilir. Fleksör pollicis longus ve ekstansör pollicis
longus tendonları identifiye edilir ve ayak diseksiyonuna geçilir.
Ayak diseksiyonuna ayak sırtı orta bölgesinde dorsalis pedis arterinin,
derin peroneal sinir ve venae commitantes’in identifiye edilmesiyle başlanır.
Arteria dorsalis pedis istenilen parmak amputasyon düzeyine kadar diseke
edilir. Parmak tabanında parmağın dorsal ve plantar yüzlerine doğru uzanan
raket şeklinde bir insizyon yapılır. Ekstansör hallucis longus tendonu mümkün
olduğu kadar çok uzunluk sağlayacak şekilde plantar yüzde proksimale doğru
diseke edilir. Arteria dorsalis pedisten ikinci parmağa uzanan tüm perforan
damarlar bağlanmalıdır. Birinci dorsal metatarsal arter mutlaka transfer
edilecek doku içinde bırakılmalıdır. Plantar dijital sinirler diseke edilerek
serbestleştirilir.
Normal ayak birinci parmak interfalangial eklemi sınırlı fleksiyon fakat
genellikle iyi ekstansiyon yapabilirken metatarsofalangial eklem hiperekstanse
olabilir ama sadece nötr konuma kadar fleksiyon yapabilir ama. Bu yüzden
rekonstrükte başparmağa fleksiyon kabiliyeti sağlamak üzere metatarsal osteotomi
oblik olarak yapılmalıdır. Osteotomi yapılıp turnike açıldıktan sonra ayak
başparmağı sadece arteria dorsalis pedis ve vena commitantes tarfından bağlı
haldedir. Ayak parmağının yaşayabilirliğii gösterildikten sonra arter ve
ven de ayrılır ve başparmağa transfer gerçekleştirilir. Kemik stabilitesi
longitudinal Kirschner telleri veya miniplaklar ile sağlanır. Anatomik enfiye
çukuru veya proksimal el bileği bölgesinde arteria dorsalis pedis radiyal
artere uç-yan anastomoze edilir. İki dorsal ven venae comitantese anastomeze
edilir. Superfisiyal radiyal sinir derin peroneal sinire ve ayak başparmağının
ortak dijital sinirleri başparmak güdüğünün radiyal ve ulnar dijital sinirlerine
anastomoze edilir. Ekstansör hallucis logus tendonu, ekstansör pollicis
longus tendonuna ve fleksör hallucis longus tendonu fleksör pollicis longus
tendonuna suture edilir. En son olarak cilt dren yerleştirilerek kapatılır.
Metatarsal kemiğin tabanından yapılacak kemik rezeksiyonu sonrası donör
saha primer olarak kapatılabilir, nadiren greftleme gerekir.
Transfer edilen parmakta duyarlılığın kazanılması mükemmele yakın şekilde
gerçekleşir. Ancak başparmak metatarsofalangial ve interfalangial eklemlerinde
haraket kısıtlılığının devam etmesi sorun yaratabilir. Yürüme analizleri
ayak başparmağının yokluğunun normal yürüyüş paternini çok fazla etkilemediğini
ortaya koymuştur. Ayak parmağı transferlerinin en büyük dezavantajları nadiren
de olsa ayakta sakatlık oluşabilmesi ve rekonstrükte edilen başparmağın
ayak parmağı görünümünde olmasıdır.
“Wrap-Around” Ayak Parmağı Transferi
“Wrap-around” ayak parmağı transferi , birinci ayak parmağı transferi ve
osteoplastik rekonstrüksiyon yöntemlerinin melezidir. Metakarpofalangial
eklemin çevresindeki ve distalindeki amputasyonlar için kullanılabilir.
En büyük avantajı ayaktan ele transferler içinde en normale yakın başparmak
görünümü sağlayan metod olmasıdır. Yapılan insizyonla ayak birinci parmağının
derisi, mediyaldeki deri korunarak arteria dorsalis pedis, vena comitantes
ve nervus peronealis profundus pediküllü olarak kaldırılır. Transfer için
kaldırılan serbest flep ayak birinci parmak distal falanksının distal yarımını,
tırnakla beraber lateral, plantar ve dorsal dokuları içerir. Bu kompleks,
başparmak iskeleti ve ayak birinci parmak distal falanksı arasındaki boşluğu
doldurmak için kullanılacak iliak krest kemik grefti üzerine çepeçevre sarılır.
Tırnak yatağı her iki taraf tırnak matriksinin rezeksiyonu ile daraltılabilir.
Bu yöntemle herhangi bir tendon tamiri yapılmaz. Ayakta oluşan doku defekti
mediyal ayak birinci parmak flebi, ikinci ayak parmağından çapraz parmak
flebi veya dorsal deri grefti ile kapatılır. Tipik sonuç ise daha dar ve
başparmak görünümünde olan ve ayak birinci parmak uzunluğunun neredeyse
tamamının korunduğu, birinci ayak parmağının ele transferi ile gerçekleştirilmiş
rekonstrüksiyondur. Teknik olarak kompleks ve zahmetli olan bu yöntemin
sınırlı bir fonksiyonel kazanç sağlaması ve iliak kemik grefti kullanımının
gerekliliği önemli dezavantajlarıdır.
Prof. Dr. Kutlu Sevin
Estetik Plastik Cerrahi
Ankara Üniversitesi
Ankara Tıp Fakültesi
İlgili Konular
Yasal Uyarı
Bu sitedeki bilgi yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup,
reklam, tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımamaktadır. Daha ayrıntılı
bilgi için
Uyarılar
sayfasını okuyunuz.
--->>
SORUNUZ
VARSA GÖNDERİNİZ!
Yağlı Boya Tablolarım