Çene Deformiteleri - Şekil Bozukluğu
Çene şekil bozukluğu - deformiteleri - durumunda ortak özellik, maloklüzyon
yani dişlerin kapanmasının bozuk olmasıdır. Bu durumun düzeltilmesi için
yapılan estetik ameliyata çene estetiği denir. Normalde alt ve üst dişler
birbirleriyle temas halinde ve üst çene ön dişleri alt dişlere göre çok
az öndedir. Oklüzyon bozulduğunda, dişler arasındaki temas da bozulur ve
aralarında bir açıklık oluşur.
Çene eklemi
hastalıklarını konusunu seminer notları sayfasında daha ayrıntılı okuyabilirsiniz.
Bu açıklığın mesafesi arttıkça şekil bozukluğunun ağırlık derecesi de artar.
Bu açıklık aynı zamanda yumuşak dokuları ve yüzün şeklini de etkileyerek
estetik bir bozukluğa da neden olur. Deformitenin düzeltilmesinde dişlerin
normal pozisyonlarına, birbirleriyle temas eder şekle getirilmelerine yani
normal oklüzyonun sağlanmasına yönelik cerrahi girişimler yapılır. Özellikle
ön alt ve üst dişlerin arasının açık olması, kesici dişlerin işlevini bozar
ve hasta yemek yerken kesici dişlerini kullanamaz.

Oklüzyon
bozukluğunun oluşmasında temel sebep alt çene, üst çene ya da her ikisine
bağlı ortaya çıkabilir. Çene normalden daha az gelişerek küçük boyutta olabilir
ki bu duruma retrogeni adı verilir. Bunun tam tersi olan durumda ise çene
normalden daha fazla gelişerek öne doğru çıkıntı oluşturur buna ise prognati
denir. Temel sebebin ne olduğunun saptanması için sefalometrik analiz denen
bir incelemenin yapılması gerekir. Bu incelemede kafa ve yüz kemiklerinin
açısal ilişkileri ortaya konarak normal açılara göre sapmalar ölçülür. Bunun
sonucunda anormal durumun üst çene mi, alt çene mi, ya da her ikisine mi
ait olduğu saptanır.
Sefalometrik analiz dışında çene kemik yapıları yumuşak doku özellikleri
de incelenir. Daha sonra alt ve üst çenenin alçı kalıpları hazırlanarak
alçı model üzerinde hangi seviyelerden kesi yapılacağı planlanır. Bu plan
yapılarak karar verildikten sonra hasta ile görüşülerek ameliyatın nasıl
yapılacağı anlatılır.
Gerek üst çene, gerekse alt çene ameliyatlarında öncelikle ağız içinden
yapılacak girişimler tercih edilir. Ancak bazı durumlarda dıştan kesi yapılması
gerekebilir. Bu durumda kesinin nereden yapılacağı ne kadar iz kalacağı
hasta ile görüşülerek anlatılır.
Alt çenenin önde olması ile birlikte bazı hastalarda burun da normalden
büyük olabilir. Bu durumda çene ameliyatı yapıldıktan sonra
burun estetik ameliyatı
nın yapılması daha doğru olur.
Ameliyat girişimleri:

Sadece
dişlerin şekil bozukluğuna bağlı maloklüzyon durumunda diş hekimliği tarafından
ortodontik tedavi uygulanarak dişlerin oklüzyonu düzeltilir. Mikrognati
yani çenenin normalden küçük olması durumunda çene kemiği uygun yerlerden
kesilerek öne doğru alınır ve oluşan açıklığa vücudun başka yerlerinden
alınan kemik dokusu nakledilir. Çenenin aşırı geliştiği prognati durumunda
ise uygun yerlerden kemik dokusu kesilerek çene geriye doğru alınır.
Resimde alt çene normalden daha geridedir. Resmin ikinci kısmında "obwegeser"

osteotomisi
ile alt çenenin öne alınması şematize edilmiştir. Obwegeser metodunun avantajı,
kesilen kemik yüzeylerin alan olarak geniş olması nedeniyle kemik iyileşmenin
daha iyi olması ve hastalığın nüksetme oranının daha az olmasıdır. Buna
karşılık teknik olarak daha zor bir metoddur.
Ameliyat ağız içinden yapıldığında dışta herhangi bir ameliyat izi kalmaz.
Bu resimde ise alt çenenin geriye doğru kaydırılması için kullanılan metodlardan
biri olan "vertikal ramus" osteotomisi şematize edilmiştir. Teknik olarak
daha kolay bir metoddur. Kemik kesisi dişlerin ve alt çene kemiği içine
giren damar-sinir paketinin

hemen arkasından geçer. Resimde üst çenenin geride olduğu maksillar retrognati
durumunda maksillaya yapılan segmental osteotomi ile üst çenenin sadece
ön-orta kısmının öne alınması şematize edilmiştir. Parçanın öne alınması
ile iki yanda oluşan kemik eksikliği hastanın başka bir bölgesinden (örn.
kalça kemiği) alınan ufak iki kemik parçası ile doldurulacaktır.
Ameliyat sonrası:
Ameliyat sonrası kemik kesileri iyileşene kadar 6 hafta süreyle alt ve üst
çene birbirine elastik fiksasyon ile temas halinde tutulur. Bu fiksasyonun
amacı, kemik kesileri iyileşene kadar parçaların hareketsiz olarak kalmasını
ve ayrıca dişlerin sürekli temas ederek normal oklüzyonun devamını sağlamaktır.
Süre sonunda kontrol röntgen filmleri çekilerek iyileşmenin yeterli olup
olmadığı kontrol edilir. Yeterli ise fiksasyon çıkarılır. Yeterli değil
ise bir süre daha fiksasyon çıkarılmaz. Girişimler genel anestezi
altında yapılır. Fiksasyon süresince hasta dişlerin yan tarafından kamış
veya kaşıkla sulu gıdalarla beslenir. Bu süre içinde her beslenmeden sonra
ağız içinin gargara solüsyonları ile temizlenmesi dişlerin sağlığı ve ağız
hijyeninin korunması yönünden önemlidir.