Estetik Ameliyat izi
Estetik ameliyat izi, estetik hastalarının en çok merak
ettiği konuların başında gelmektedir.
Estetik ameliyat izi yapılan
tüm ameliyatlardan önce hastaya mutlaka anlatılması gereken bir konudur.
Çünkü yaygın olarak estetik ameliyat sonunda hiç bir iz kalmayacağı sanılmaktadır.
Oysa her cerrahi işlem bir iz bırakır. Bu izin ne kadar belirgin olacağı
önceden bilinemez. Bunun herhang bir testi yoktur. Hastanın başka bir bölgesindeki
iz örneğin sezaryen doğum izi de çok yol gösterici olmaz. Çünkü aynı hastanın
farklı vücut bölgelerinde farklı izler kalabilir.
Estetik dışında ayrıca geçirilen kazalar sonucunda da iz kalabilmektedir.
Bu şekilde örneğin yanık sonucu oluşan izler konusunda da çok sorular sorulmaktadır.
İz nasıl oluşmaktadır. İnsan derisinin herhangi bir yeri kesildiğinde öncelikle
oradan açılan ufak ya da büyük damarlar kanar. Kanama, pıhtılaşma mekanizmasını
uyarır. Eğer küçük çaplı bir damar ise bir süre sonra oluşan pıhtı, kanamayı
önler. Yine kanamaya cevap olarak damarın büzülmesi veya daralması da kanamayı
durdurmaya yöneliktir. Bu olylarla birlikte kesi bölgesinde yara iyileşmesi
denilen birbirine bağlı çok karmaşık olaylar dizisi harekete geçer. Tüm
bunlar vücudun oluşan yarayı kapatmaya, organizmayı korumaya yönelik cevabıdır.
Yara iyileşmesi yaranın durumuna göre kısa veya çok uzun zaman alabilir.
Örneğin primer onarılan yani cerrahi dikişle dikilen bir yara 24-48 saat
içinde epitelizasyonun tamamlanması ile iyileşir. Oysa dikilmeyen bir açık
yaranın kapanması birkaç ay sürebilir. Tabii yara iyileşmesinde yaranın
temizliği de önemlidir. Enfekte, iltihaplı bir yaranın iyileşmesi gecikir.
Estetik
yara izi konusunda
estetik cerrahlar birtakım püf noktalarına dikkat ederek herşeye rağmen
oluşacak izi en aza indirmek için tedbirler alırlar. Bunların arasında,
dikişlerin çok gergin olmaması, dokuya zarar vermeden atravmatik teknikle
çalışılması, bölgeye uygun en ince dikişlerin kullanılması, gerektiğinde
deri altı dikişlerinin kullanılması sayılabilir.
Herşeye rağmen estetik ameliyat izi rahatsız edecek şekilde fazla kaldıysa,
azaltmaya yönelik olarak tekrar kesilip dikilmesi düşünülebilir. Estetik
yara izi
revizyon ameliyatında amaçlanan izin azaltılmasıdır. Yok edilmesi mümkün
değildir. Çünkü izi oluşturan, normal deri dokusu özelliğini taşımayan skar
dokusudur.
Skar dokusu, kollajen den oluşur. Kollajen, yara iyileşmesi sırasında fibroblast
hücreleri tarafından üretilir. Yara iyileşmesi erken devresinde kollajen
yapımı fazla iken, daha sonra kollajen yıkımı da başlar. Yani bir taraftan
üretilirken, bir taraftan da parçalanarak temizlenir. Sonunda bu iki olgu
dengelenir.
Yara
iyileşmesi olayları 6 ay devam eder ve sonunda durur. Bazı çok nadir
durumlarda bu olaylar durmaz devam eder ve kesi üzerinde deriden kabarık
sert bir kitle oluşur ve 1 yıl sonra dahi büyümeye devam eder. Kitle normal
doku üzerine doğru taşma gösterir. Buna
keloid diyoruz.
Keloid
tedavisi oldukça güç bazen imkansızdır. Tedavide x-ışınları, cerrahi eksizyon,
kortikosteroidler denenmektedir. Keloid ile karışabilen diğer bir durum
hipertrofik skar dır. Keloidden farklı olarak hipertrofik skar normal deri
üzerine taşma göstermez, 6 aydan sonra büyümeye devam etmez.
Sonuç olarak bilinmesi gereken estetik ameliyat dahi olsa, her ameliyat
kesisinin bir iz bırakacağının bilinmesi gerekliliğidir. Bunun için estetik
ameliyat olacak hastalar ameliyat öncesinde daha önce ameliyat olan hastaların
estetik ameliyat izi resimleri gösterilerek fikir sahibi olmaları sağlanır.
Estetik ameliyat sonrasında izi azaltacak birtakım öneriler sözkonudur.
En başta riskli durumlarda ameliyat sonrası koruyucu antibiyotik kullanılmalıdır.
Çünkü yaranın iltihaplanması durumunda daha fazla iz kalabilir. Ameliyat
bölgesinin korunması ve istirahati de önemlidir. Dikkat edilmezse o bölgede
oluşabilecek ödem ve şişlik yine izi arttırabilir. Estetik ameliyat sonunda
dikiş bölgesi steril
pansuman
ile kapatılır. Bunda amaç, dış ortamdan gelebilecek bakterilere karşı yarayı
korumaktır. Primer dikilen bir derinin epitelize olması 24-48 saat sürdüğüne
göre yaranın en az 3 gün kapalı pansuman ile korunması uygun olur. Bundan
sonra yine doktorunuzun izniyle dikişlerin üzeri açık bırakılabilir.
Yara iyileştikten sonra, üzerinde kabuk kalmadıysa birtakım önlemler alarak
izi azaltmak mümkündür. Ama bunların hiçbiri sonucu garanti edemez. Kullanılan
yöntemler arasında silikon jel tabaka uygulaması, kortikosteroid kremler,
bası giysileri sayılabilir.